WWW.DISSERTATION.XLIBX.INFO
FREE ELECTRONIC LIBRARY - Dissertations, online materials
 
<< HOME
CONTACTS



Pages:     | 1 || 3 | 4 |   ...   | 5 |

«EKOLOJİK TEMELE DAYALI SÜRDÜRÜLEBİLİR KENTSEL GELİŞME: MALATYA KENT ÖRNEĞİ ÜZERİNDEN BİR DEĞERLENDİRME ÖZCAN, Ayşe∗ ...»

-- [ Page 2 ] --

Sürdürülebilir kentler için, ekolojik sistemler ile ekonomik sistemlerin sağlıklı ve uyumlu çalışması gerekir (Rees and Roseland, 1991). Sürdürülebilir kentsel gelişme açısından altyapı, ulaşım, sağlıklı toplumsal ilişkilerin kurulması ve güçlendirilmesi, kentlerin görüntüsünün geliştirilmesi, sağlıklı kentsel yapıların oluşturulması son derece önemlidir. Bu bağlamda kentsel gelişmenin sürdürülebilir niteliği kentsel yaşam kalitesini geliştirmekle de yakından ilişkilidir. Yaşam kalitesini yükseltirken, doğal çevrenin sunduğu olanaklar içinde kalmak ve bunları aşmamak sürdürülebilir gelişmenin en önemli gereklerinden birisi olarak ele alınmaktadır.

Rio Çevre ve Kalkınma Konferansı’nda (3-14 Haziran 1992) kabul edilen Rio Deklarasyonu’nun dördüncü ilkesi “sürdürülebilir gelişmenin başarılması için, çevre korumanın gelişme veya kalkınma süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olarak düşünülmesi” gerektiğine vurgu yapmaktadır. Başka bir ifadeyle çevre duyarlı bir gelişmenin gerekliliğini vurgulamaktadır. Rio Konferansı, genel anlamda, giderek kirlenen, doğal kaynakları hesapsızca tüketilen bir dünyada sürekli artan çevresel bozulmaya ve bu bağlamda çölleşme, ormansızlaşma, canlı türlerindeki azalma, su ve toprak kirliliği, atıklar, asit yağmurları, küresel   94 6 ısınma, ozon tabakasının aşınması gibi gelişmelere dikkat çekmektedir. Bu nedenle çevre sorunlarının, dünyadaki nüfus patlaması, giderek artan yoksulluk ve işsizlik, sağlıksız kentleşme, silahlanma yarışı, derinleşen uluslararası eşitsizlik gibi sorunlara da yönelecek biçimde, yeni ve geniş bir bakış açısı ile ele alınması zorunluluğunu dile getirmektedir (Emrealp, 2005: 13). Yine Rio Deklarasyonu’nun uygulama belgesi niteliği taşıyan Gündem 21’in (Yıldız, 2005: 323) ana başlıklarından birisi doğal kaynakların korunması ve yönetimi ile ilgilidir. Bu başlık altında doğal kaynakların dengesiz kullanımına yönelik kaygılar dile getirilmektedir.

1994 yılında Strassbourg’da düzenlenen Bölge Planlamadan Sorumlu Avrupa Bakanları Konferansı’nda sürdürülebilir kentsel ve bölgesel gelişmenin dört temel ilkeyi içermesi gerektiği üzerinde durulmuştur. Bu ilkeler şöyle ifade edilebilir (Yıldız, 2005: 323): (1) Kente ve bölgeye düşen enerji harcamasının ve emisyonlarının azaltılması, (2) Doğal ekosistemlerdeki değişimlerin ve müdahalelerin azaltılması, mümkünse yok edilmesi, (3) Doğal kaynakların atıklara dönüşümünün azaltılması, (4) Kentte ve bölgelerde yaşayanlar için çevre bilincinin oluşturulması.

Avrupa Sürdürülebilir Kentler Raporu (1996) kentsel sürdürülebilirlik sorununu şöyle belirlemektedir: “Hem kentlerde yaşanan sorunları hem de kentlerin yol açtığı sorunları çözmek, bunu yaparken kentlerin kendilerinin çok sayıda çözüm sunduğunu açıklıkla görmek. Kent yöneticileri yerel, bölgesel ve küresel doğal dizgelere (sistemlere) saygılı biçimde kent sakinlerinin toplumsal ve ekonomik gereksinimlerini karşılamaya çalışırken, sorunları başka mekânlara kaydırmak ya da geleceğe havale etmek yerine olabildiğince yerel düzeyde çözmelidirler” (BM Habitat-2 Konferansı, 1997).

Avrupa Sürdürülebilir Kentler Raporu; kentsel alanlardaki sürdürülebilir gelişme sürecini şu ilkelere dayandırmaktadır (European Sustainable…, 1996, Chapter-2): (1) Birinci ilke kent yönetimi ilkesidir. Bu ilke, özellikle planlama ve kentsel yönetişime vurgu yapan bir kentsel siyasal sürecin işlerliğine dikkat çekmektedir. (2) İkinci ilke, sürdürülebilirlik kavramının toplumsal, çevresel ve ekonomik boyutlarıyla düşünülerek, bu üç boyutu birbirleriyle bütünleştiren politikaların geliştirilmesi gerektiğini ifade etmektedir. (3) Üçüncü ilke, ekosistem düşüncesinin önemini ele almaktadır. Ekosistem düşüncesi ve yaklaşımı, doğal kaynakların ve kentlerdeki öteki çevresel kaynakların sürdürülebilir gelişmeye katkı sağlayacak biçimde korunmasını, bakımını, yenilenmesini gerektirmektedir. Ayrıca kent trafiği ve ulaşımının düzenlenmesi de ekosistem düşüncesinin önemli bir unsurudur. Böylece ekosistem ilkelerine dayalı bir kent yönetimi dizgesini öngörmektedir. (4) Dördüncü ilke ise, sürdürülebilirlik konusunda bir iş birliğini ve ortaklığı zorunlu görmektedir.

Kentsel kaynakların yönetimine tüm kentsel aktörlerin katılımına dikkat çekmektedir.

695   Kentsel gelişme ve sürdürülebilirliğe ilişkin yukarıdaki paragraflarda yapılan değerlendirmelerin genel özeti aşağıdaki çizelge ile ortaya konulmaktadır.

Kentsel gelişmenin niteliksel özellikleri ve yaşam kalitesiyle doğrudan ilgili Avrupa Kentsel Şartı (1996: 3) ise, yerleşimlerdeki yaşamın daha da iyileştirilmesini amaçlamış ve dört temel konuya ağırlık vermiştir: (1) Fiziksel kentsel çevrenin iyileştirilmesi, (2) Varolan konut stoğunun iyileştirilmesi, (3) Yerleşmelerde toplumsal ve kültürel olanakların yaratılması, (4) Toplumsal kalkınma ve halk katılımının özendirilmesi (The European Urban Charter, 1992: 5). Bu çerçeve, kentsel gelişmenin niteliksel yönlerinin önemine dikkat çekmeyi hedeflemektedir. İyi bir kent yönetimi için gerekli ilke ve yükümlülükleri tüm ülkeleri kapsayacak biçimde tanımlamayı hedefleyen Kentsel Şart, iyi bir kent yönetimi için “yerinden yönetimi” temel alan bir yaklaşımın da önemini vurgulamaktadır (Göktürk, 2002: 219). Sürdürülebilir kentlerin oluşturulmasında önemli adımlardan birisi de Rio Deklarasyonu ilkeleri doğrultusunda 1994 yılında kabul edilen Aalburg Sözleşmesi’dir.





Özellikle kentsel tarihi ve kültürel çevrenin korunmasına vurgu yapan bu Sözleşme de, sürdürülebilir kentlerin oluşturulmasında yerel yönetimlerin işlevlerine dikkat çekmektedir (Charter of European Cities and…, 1994).

2.2. Ekolojik Yaklaşım ve Sürdürülebilir Kentsel Gelişme Etkileşimleri Ekolojik yaklaşım, sürdürülebilir kalkınma kavramı bağlamında ekolojik açıdan sürdürülebilirliği vurgulamaktadır. Ekolojik açıdan sürdürülebilirlik ise ekonomik açıdan kıt kaynakların etkin kullanımı ile olanaklı olabilmektedir.

Bu bağlamda bir ekosistemin fiziksel unsurlarının bozulmadan korunabilmesi ve sistemde elde edilen kaynakların uzun dönemliliği çevre sistemlerinin etkin kullanımına bağlı bulunmaktadır. Ekolojik açıdan kentler; belirli bir alandaki canlı ve cansız unsurları ile birlikte bir çevre sistemi oluşturmaktadırlar. Bu alanlarda ortaya çıkan sorunların giderilebilmesi ve makro ölçekte istenen sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi, kuşkusuz kentsel etkinliklerin çevrebilimsel ilkelere uygun olarak gerçekleştirilmesine bağlıdır. Bu bağlamda kentlerde sürdürülebilirliğin sağlanması, bir yandan kaynakları korurken ve ekosistemin sağlığını geliştirirken; öte yandan ekonomik kalkınmayı destekleyici önlemlerin alındığı bir değişim süreci ile olanaklı olabilecektir. Bu değişim sürecinin temelinde de ekolojik ilkelere uygun hedef ve amaçların benimsenmesi ve politikaların uygulanması yatmaktadır ( Ertürk, 1994: 55).

Kışlalıoğlu’na ve Berkes’e göre (1997: 20-26) ekolojik ilkeler kısaca şöyle ifade edilebilir: Doğanın bütünlüğü ilkesi, doğanın sınırlılığı ilkesi, doğanın özdenetimi ilkesi, doğanın çeşitliliği ilkesi, yok olmama ilkesi, bedelsiz yarar olmaz ilkesi, doğanın geri tepme ilkesi, “en uygun çözümü doğa bulmuştur” ilkesi, kültürel evrim ve geleneksel ekolojiye saygı ilkesi ve doğa ile birlikte gitme ilkesi olmak üzere toplam on ilkeden oluşmaktadır. Tüm bu ilkeler doğanın sürekliliğinin sağlanması için, doğanın çeşitli öğeleri arasındaki ilişkilerin bir bütünsellik içinde ele alınmasını öngörmektedir.

  96 6 Ekoloji, canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalıdır (Kışlalıoğlu ve Berkes, 1997: 16). Bu bağlamda ekolojik yaklaşım ekosistem kavramına dayanır. Ekosistem ise, farklı tür organizmalarla, onların sayısız çevrelerinin oluşturduğu ve bir bütün olarak ele alınabilen birimlerdir (Berkes ve Kışlalıoğlu, 1990: 26). Ekosistem kavramı; ekonomi, toplumsal konular ve çevreyi birbirleri ile ilişkili biçimde kapsamaktadır. Bir alandaki kararlar diğerlerini de etkiler. Bu nedenle kentsel çevresel sorunları etkili biçimde ele alış, insan eylemlerini düzenlemede bütüncül bir yaklaşımı ve ekolojik (veya ekosistem) yaklaşımını gerektirir. Bu açıklamalara bağlı olarak

ekolojik yaklaşımın temel nitelikleri şöyle ifade edilebilir (Koç, 1994: 145):

(1) Ekolojik yaklaşım, yalnızca parçaları değil, bütün sistemi kapsar. (2) Öğeler arasındaki iç ilişkilere odaklaşır. Ekosistemin (hava, su, toprak, canlı organizmalar gibi) bileşenleri arasındaki ilişkiler önem taşır. (3) Ekosistemin dinamik yapısını ve doğasını kabul eder. (4) İnsan eylemlerine sınırlamalar getirilmesini önererek taşıma kapasitesi, esneklik ve sürdürülebilirlik kavramlarını kapsar. (5) Çevrenin geniş bir tanımını kullanır (doğal, fiziksel, ekonomik, toplumsal ve kültürel çevreler gibi), (6) Yönetsel sınırlardan çok doğal coğrafi birimlere dayanır (örneğin, havzalar gibi), (7) Yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası tüm çalışma düzeylerini kapsar. (8) İnsanlardan başka türlerin ve varolan kuşaklardan başka (gelecek) kuşakların önemini vurgular. (9) Doğal, toplumsal ve ekonomik dizgelerle uyumlu olan, süreç içinde kalite, refah, bütünlük ve insanlık onuru ile ölçümlenen bir “etik”e dayanır.

Ekolojik yaklaşımın temel niteliklerini göz önüne aldığımızda, ekolojik kaygıların kentsel gelişmenin hem mekânsal, hem toplumsal ve hem de ekonomik boyutunda yer alması gerektiği dikkat çekmektedir. Kentsel gelişmenin mekânsal boyutu kentsel planlamayla ilgilidir.

Planlama boyutunda çevre-kentsel gelişme ilişkisini irdeleyen yaklaşımların şu biçimde sınıflandırılabildiği görülmektedir: (1) Çevreyi sadece veri alan ekonomik büyüme üzerine kurgulanan yaklaşımlarda, kentsel toprak, enerji gereksinimi ve artan bir trafik yaratan bir gelişme olarak ele alınmakta ve kentsel planlama bu artan baskıyı doğru yönlendirebilme işlevini taşımaktadır. (2) Çevre koruma anlayışı içinde ise, kentsel gelişme ile büyüme ekonomisi çerçevesinde ortaya çıkan sorunların insan sağlığı için olumsuz olduğu ve çevreyi de olumsuz etkilediği benimsenmekte ve büyüme ile koruma arasında yeni bir dengenin bulunması konusu planlamanın ana işlevi olarak görülmektedir. (3) Çevre-büyüme yaklaşımı, kavramsal olarak çevreden ekolojiye geçmekte ve ekolojik açıdan anlamlı bir gelişmeyi, büyümeyi dışlamadan ekolojik öğeler dikkate almak gibi bir ana konu çevresinde gelişmektedir. (4) Kaynakların sınırlı olduğu ve korumanın ötesinde bu kaynakları gelecek kuşaklara aktarma gereği üzerine gelişen kaynakların doğru kullanımı söylemi, sürdürülebilir kentsel gelişme kavramını öne çıkarırken, kaynakların nasıl kullanıldığı (kent metabolizmasının incelenmesi ve kentlerin kaynak kullanımını özellikle enerjiyi en aza indirgemesi) planlamanın 697   ana işlevi olmaktadır. Kente kaynak kullanan bir eylemler bütünü olarak bakılmaktadır (Eraydın, 1994: 242). Bizim burada ele aldığımız sürdürülebilir kentsel gelişme kavramı ilk üç yaklaşımı da içine almaktadır.

Çevre duyarlı kentsel gelişmeyi sağlayabilmek için, kentsel mekânların ekolojik planlama anlayışıyla planlanması gerekmektedir. Ü. Duman Yüksel’in (2005: 303) Alptekin’den (1992) aktardığına göre ekolojik planlamanın amacı; insan-çevre arasındaki ilişki ve etkileşimlerin incelenmesi, doğa ile uyum içinde planlama çalışmalarının yapılmasıdır. Ekolojik planlama açısından yerleşmeler ya da alan kullanımları sürekli gelişim içinde kendisini yenileyen, dinamik, canlı ve biyotik unsurlarla bütünleşebilen organik dizgeler olarak kabul edilirler.

Kent planlama alanında; enerjinin etkin kullanımını, iyi bir toplu taşıma dizgesini ve iklim koşullarına uyumlu bir yol dizgesini desteklediği kadar kentli yaşamının kalitesini iyileştirmeyi amaç edinmiş ekolojik yaklaşıma uygun pek çok gelişmiş fikirler uygulanmaktadır. Örneğin, yerleşim alanlarının, Güneş’ten en fazla yarar sağlanabilecek bölgelere; buna karşılık depolama veya park alanlarının, en az Güneş alan bölgelere yerleştirilmesi gibi zonlamalar, Güneş enerjisinden en fazla yarar elde edilmesini sağlayacaktır. Pek çok ülkede kent planlama sürecinde çevre düzenlemesi ve peyzaj tasarımı için kurallar geliştirilmiştir. Öncelikle bu kurallar koruma alanları olarak kabul edilen bölgelerde uygulanmakla beraber, özellikle gelişmiş ülkelerde tüm kent planlama süreci için geçerlidir. Bu tür bir yaklaşım, doğrudan ve/veya dolaylı olarak insan, toprak, su, peyzaj, iklim, atmosfer, doğal yaşam (hayvanlar ve bitkiler) ve kültürel miras üzerinde olumlu gelişmelere neden olmaktadır (Balkan, 2004: 38).

Kentsel gelişmenin toplumsal boyutu kentsel yaşam kalitesini geliştirmekle ve arttırmakla ilişkilidir.

Ethem Torunoğlu’na göre kentsel yaşam kalitesi, çağdaş kent ve çevre ölçünlerinin (standartlarının) bir kentte sağlanmasının yanında, kentli haklarının da herkese sağlanmış olması ile doğrudan ilgilidir. Geray’a göre kentsel yaşam kalitesi, dar anlamıyla, toplumsal, ekonomik ve mekânsal öğeler açısından kent tanımına giren yerlerde, kentsel altyapı, iletişim, ulaşım, konut ve benzeri olanakların sunulma düzeyinin önceden belirlenen ölçülerin üstünde olması durumudur. Geniş anlamıyla kavram, toplumsal, kültürel, siyasal öğe ve süreçleri de içerir. Kentin sunduğu olanaklardan bireylerin eşit, dengeli, gereksinimleri oranında yararlanması; eğitsel, sanatsal, ekinsel, siyasal etkinliklere, süreçlere etkin biçimde katılabilme olanaklarına sahip olmasını ifade etmektedir (Özgür ve Yavuzçehre, 2004: 437). Böylece toplumsal boyut fiziksel çevreyi iyileştirmenin yanında, kentli haklarını da gözeten bir yaklaşımı vurgulamaktadır.



Pages:     | 1 || 3 | 4 |   ...   | 5 |


Similar works:

«Wildlife Water Developments and Desert Bighorn Sheep in the Southwestern United States A document prepared by the Arizona Desert Bighorn Sheep Society 2004 Wildlife Water Developments and Desert Bighorn Sheep in the Southwestern United States A document prepared by the Arizona Desert Bighorn Sheep Society 2004 Foreword F ormed in 1967 by dedicated sportsmen, the Arizona Desert Bighorn Sheep Society promotes management of bighorn sheep (Ovis canadensis) to establish viable, self-sustaining...»

«Department of the Treasury Internal Revenue Service Washington, DC 20224 Index Number: 2056.07-03, 2613.00-00, 2651.00-00 Person to Contact: Telephone Number: Number: 199927030 Release Date: 7/9/1999 Refer Reply To: CC:DOM:P&SI:4-PLR-117222-98 Date: April 12, 1999 Re: LEGEND Grantor = Spouse = Spouse 2 = Child 1 = Child 2 = Child 3 = Child 4 = Grandchild 2 = Grandchild 3 = Stepchild 1 = Stepchild 2 = Trust = Date 1 = Date 2 = Date 3 = This is in response to a December 9, 1998 letter, and prior...»

«AB InBev Investor Seminar November 14, 2013 Final Q&A Session Participants: Carlos Brito, Felipe Dutra, Luiz Edmond, Paul Chibe, David Almeida, Pete Kramer, Graham Staley Mark Swartzberg: Yes, thanks. Mark Swartzberg, Stifel. A question for Brito. From a U.S. perspective, you talked about gaps and opening gaps and closing gaps. As you think about the last five years, where do you think you’ve been most effective closing gaps and what gaps have been most challenging or what do you consider the...»

«Obelisk: Summoning Minions on a HPC Cluster Abstract In scientific research, having the ability to perform rigorous calculations in a bearable amount of time is an invaluable asset. Fortunately, the growing popularity of distributed systems at universities makes this a widely accessible resource. However, in order to use such computing resources, one must understand Linux, parallel computing, and distributed systems. Unfortunately, most people do not have the time or patience to learn these...»

«Planning for coastal and flood hazards in a changing climate: Lake Macquarie City Council action Council Name Lake Macquarie City Council www.lakemac.nsw.gov.au Web Address 648 sq. km Size 195,559 (June 2008) Population National Climate Change Adaptation Research Facility (NCCARF) Climate Awards Adaptation Champion 2011 1. Background 1.1 Council profile Lake Macquarie is the fourth most populous Local Government Area (LGA) in NSW. Lake Macquarie is located on the NSW Central Coast and holds...»

«• • St. Joseph's Province The Fathers and Brothers of the Province extend their sympathy Condolences and prayers to the Rev. J. M. Murphy, O.P., the Rev. R. E. Bond, O.P., and Brother Ferrer Quigley, O.P., on the death of their fathers; to the Revs. C. S. ]om, O.P., and Brother Timothy Myers, O.P., on the death of their mothers; to the Rev. J. H. Kenny, O.P., and the Rev. E. L. Martin, O.P., on the death of their brothers. On the evening of September 2~th, at the National Shrine of the...»

«Working Paper Series Giuseppe Cappelletti, The stock market effects of a Giovanni Guazzarotti securities transaction tax: quasiand Pietro Tommasino experimental evidence from Italy No 1949 / August 2016 Note: This Working Paper should not be reported as representing the views of the European Central Bank (ECB). The views expressed are those of the authors and do not necessarily reflect those of the ECB Abstract We study the e¤ects on the stock market of a securities transaction tax (STT). In...»

«Characterization of Proteins Homologous to Nucleotide Sugar Transporters in Arabidopsis thaliana Inaugural–Dissertation zur Erlangung des Doktorgrades der Mathematisch-Naturwissenschaftlichen Fakultät der Universität zu Köln vorgelegt von Marcela Santaella-Tenorio aus Bogotá, Kolumbien 2006 ii Die dieser Dissertation zugrundeliegenden experimentellen Arbeiten wurden in der Zeit von Oktober 2002 bis Mai 2006 am Botanischen Institut der Universität zu Köln anfertigt. Berichterstatter:...»

«The Limits to Arbitrage Revisited: The Accrual and Asset Growth Anomalies Forthcoming in Financial Analysts Journal This Draft: December 22, 2010 Xi Li Boston College Xi.Li@bc.edu Rodney N. Sullivan, CFA CFA Institute Rodney.Sullivan@cfainstitute.org Abstract We find that the highly publicized accrual and asset growth anomalies exist due to high barriers to arbitrage. Using idiosyncratic volatility as a proxy for arbitrage costs, we find that both anomalies exist predominantly in the universe...»

«Chapter 2 Overview of Oral Mucosal Delivery Michael John Rathbone, Indiran Pather and Sevda Şenel 2.1 Introduction The oral cavity is an attractive site for the delivery of drugs either locally or directly into the systemic circulation. Its attractiveness resides in the fact that the mucosal membranes, upon which drug delivery systems are located, are readily accessible to patients or their carers. This means that the delivery technology can be precisely placed on the specific oral cavity...»

«Discharge Instruction Information    Prior to discharge patient Discharge Instructions are generated by the Patient Care Provider.  Two copies are printed out and placed on the patient’s chart.  The registered nurse or nurse practitioner reviews the discharge instructions with the patient  and or family members.  The patient and or family member,  and nurse will sign and date the  discharge instructions. ...»

«INVESTITOR: JPKP ″LAZAREVAC ″ LAZAREVAC GENERALNI PROJEKAT KANALISANJA, ODVOĐENJA I PREČIŠĆAVANJA KOMUNALNIH OTPADNIH VODA OPŠTINE LAZAREVAC REZI M E REZI M E PROJEKTANT: INSTITUT ZA VODOPRIVREDU ″JAROSLAV ČERNI″ ″ BEOGRAD BEOGRAD,april 2007. 1 JP KP “Lazarevac”-Lazarevac GENERALNI PROJEKAT KANALISANJA, ODVOĐENJA I PREČIŠĆAVANJA KOMUNALNIH OTPADNIH VODANA PODRUČJU OPŠTINE LAZAREVAC -REZIMEINSTITUT ZA VODOPRIVREDU JAROSLAV ČERNI Zavod za vodosnabdevanje, kanalizaciju i...»





 
<<  HOME   |    CONTACTS
2016 www.dissertation.xlibx.info - Dissertations, online materials

Materials of this site are available for review, all rights belong to their respective owners.
If you do not agree with the fact that your material is placed on this site, please, email us, we will within 1-2 business days delete him.